Kitap Sohbetleri Buluşmasında Ertuğ Uçar'ın "İz Peşinde" Söyleşisi Gerçekleşti

Kitap Sohbetleri Buluşmasında Ertuğ Uçar'ın "İz Peşinde" Söyleşisi Gerçekleşti

TARİH: 24 Nisan 2026

Güzel bir akşamı daha geride bıraktık.

İzmir Mimarlık Merkezi’nde, Prof. Dr. Deniz Güner moderatörlüğünde gerçekleşen Kitap Sohbetleri buluşmasında, Ertuğ Uçar ile mimarlık ve anlatı arasındaki ilişki üzerine birlikte düşündük. Bu buluşma, mimarlık ve yazarlığın birbirinden ayrı üretim alanları olmaktan ziyade, birbirini besleyen ve çoğu zaman iç içe geçen bir anlatı biçimi olarak nasıl çalıştığını görünür kılan bir zemin sundu.

Sohbet boyunca, mimarın düşünme biçimi ile yazı dili arasındaki geçişkenlik; mekan kurma pratiği ile anlatı kurma pratiğinin ortaklaştığı noktalar üzerinden de ele alındı. Yazının yalnızca bir ifade aracı değil, aynı zamanda düşünceyi kuran ve yönlendiren bir araç olduğu; benzer şekilde mimarlığın da yalnızca fiziksel bir üretim değil, bir anlatı kurma biçimi olarak işlediğine değinildi. Bu bütüncül yaklaşım dinleyicilere, Teğet Mimarlık ortağı olarak mimari üretimini devam ettiren Uçar’ın mimari üretimlerine de yansıdığı; projelerdeki kurgusal derinliğin ve düşünsel arka planın, yazı ile kurulan ilişkinin bir uzantısı olarak okunabileceğini de hatırlattı.

Ertuğ Uçar’ın yazarlık pratiği üzerinden ise, farklı türlerde geliştirdiği üretim biçimleri ve bu çeşitliliğin düşünceyi ifade etme yollarını nasıl zenginleştirdiği üzerine konuşuldu. Zaman içinde değişen yazı dili, anlatı kurma yöntemleri ve metinler arası geçişler; yazarlık yaklaşımının durağan değil, sürekli evrilen bir yapı taşıdığını ortaya koydu. Farklı türler arasında hareket eden bu üretim pratiğinin, hem mimarlık düşüncesini beslediği hem de anlatının sınırlarını genişlettiği yönünde önemli açılımlar paylaşıldı. Bu karşılaşma aynı zamanda, mimarlığın yalnızca inşa edilen yapılar üzerinden değil; düşünce, dil ve temsil biçimleri aracılığıyla da üretildiğini yeniden hatırlattı. Farklı ifade araçları arasında kurulan bu süreklilik, mimarın üretimini tekil bir disiplinin sınırlarının ötesine taşıyarak, daha geniş bir kültürel ve entelektüel alan içinde konumlandırma imkanı sundu.

Katılan, katkı sunan ve bu akşamı birlikte kuran herkese teşekkür ederiz.