TMMOB Şehir Plancıları Odası ve TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubeleri olarak,
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından bilimsellikten uzak, parçacıl ve rant odaklı bir anlayışla onaylanan; “İzmir ili, Karaburun ilçesi, Mordoğan Mahallesi 510 ada 6, 7, 8 parseller ile 512 ada 1 parsele ilişkin 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı”nın yürütmesinin durdurulması ve takiben iptaline karar verilmesi talebi ile 22.06.2026 tarihinde açtığımız dava devam etmektedir.
Kamu yararını ve yerel katılımı tamamen dışlayan söz konusu planların, "koruma" adı altında işlenen bir kent suçu olduğunu 26.06.2026 tarihli açıklamamızda[1] kamuoyuna duyurmuştuk.
Geldiğimiz aşamada 12.10.2026 tarihinde Yeşilyurt Demir Çelik Endüstri ve Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından 240 odalı “Turizm Konaklama Tesisi ve Tatil Köyü”ne ilişkin ÇED başvurusunun yapıldığı görülmektedir. Proje alanı, Proje Tanıtım Dosyasında da belirtildiği üzere “Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi”sınırları içerisindededir. Böylesine “korunma”sı gereken hassas bir alanda, bölgenin turizm potansiyeliniönceliklendiren planlama anlayışı ile plan kararları üretilmesi şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırıdır.
Türkiye’de koruma ve planlama mevzuatı, kurumların mevzuatın arkasından dolanması ile delinmektedir. Öyle ki söz konusu proje alanına ilişkin;
Bu senaryoda Bakanlığın ÇED başvuru süreçlerini bir prosedür olarak yerine getirdiğini biliyoruz. Oysa ekolojik açıdan bu denli hassas bir alanda Proje Tanıtım Dosyası ile yetinilmemeli, kapsamlı bir ÇED süreci işletilmelidir. Meslek odaları olarak kentlerimizin, doğal alanlarımızın korunması ve bilimsel kararlar ışığında yürütülmesi için mücadelemizi sürdürüyoruz. Ancak geldiğimiz aşamada yürütülen mücadelenin eşiği alınan planlama kararlarının ötesindedir.
Doğayı sömürülmesi gereken bir meta olarak gören bu aklı gayet iyi tanıyoruz.
“Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi”nde ekolojik yıkım geri dönülemez bir noktaya ulaşmadan, bu yıkımın acilen durdurulması konusunda yetkili kurum/kuruluşları sorumlu davranmaya, “koruma” adı altında yürütülen talan projelerinden vazgeçmeye çağırıyoruz. Aksi takdirde, 240 odalı bir tesisin su ihtiyacıyla derinleşecek kuraklık, artacak trafik yükü, atık sulardan kaynaklanacak koku sorunları, tarım alanı ve zeytinlik kaybı ile kıyı ve dere ekosistemlerinde yaşanacak tahribat “doğal afet” ile açıklanamayacaktır. Bu sorunların sorumluluğu, kararların altında imzası bulunanlara ait olacaktır!
Geleceğe bırakacağımız en değerli miras, yaşanabilir bir kent ve korunmuş bir doğadır. İzmir’i bilim, teknik ve kamu yararı doğrultusunda savunmak yalnızca meslek odalarının değil, geleceğe karşı sorumluluk duyan her yurttaşın görevidir. Tüm İzmirlileri kent mücadelesinde sesimize ses olmaya, sözümüzü birlikte çoğaltmaya çağırıyoruz.
İzmir’in geleceğinin, bütüncül planlama ilkeleri yerine sermaye gruplarının noktasal yatırım taleplerine göre şekillendirilmesine izin vermeyeceğimizi, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz!
TMMOB MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ
TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI İZMİR ŞUBESİ