TARİHİ ELEKTRİK FABRİKASI’NDAN MESLEK FABRİKASI’NA; KAMUSAL ALANLARIMIZIN TASFİYESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!
İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunan Meslek Fabrikası (Halkapınar), Egemenlik Binası (Kemeraltı) ve Tepecik Gasilhane yapılarının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesine ilişkin karar, yalnızca bir mülkiyet değişikliği değildir. Bu karar; yerel yönetim iradesinin zayıflatılması, söz konusu yapıların hâlihazırda kamusal kullanıma hizmet ettiği gerçeğinin üzerinin örtülmesi, kentin ortak değerlerinin yerel bağlamından koparılması anlamına gelmektedir. Aynı zamanda bu tür tasarruflar, İzmir halkının kente dönük beklentilerinin, söz ve karar hakkını sınırlandıran, bir yaklaşımın göstergesidir.
Söz konusu yapılar; tarihsel kökenleri, mülkiyet süreçleri ve güncel kullanımları itibarıyla açık biçimde belediye mülkiyetinde olan ve uzun yıllardır aktif kamu hizmeti üreten “endüstriyel miras” yapılardır. Meslek edindirme, sosyal hizmet ve kamusal dayanışma işlevleri ile İzmir’in toplumsal yaşamına entegre olmuş; kentlinin gündelik hayatında karşılık bulan yaşayan kamusal mekânlardır.
Kent planlaması ve Mimarlık yalnızca fiziksel yapı üretimi değildir. Mekân; toplumsal işlevi, kamusal erişilebilirliği ve kolektif hafızadaki yeri ile anlam kazanır. Bu yapılar da ancak kentli ile birlikte, yerel yönetim ve kamusal hizmet anlayışı içinde var olduklarında gerçek değerine ulaşmaktadır. Söz konusu yapılar toplumsal üretim ve dayanışmanın mekansal karşılıklarıdır.
Aktif kamusal işlevi bulunan yapıların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi, kamu yararı ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Kamu yararı; mülkiyetin el değiştirmesiyle değil, kamusal hizmetin sürekliliği, erişilebilirliği ve toplumsal faydası üzerinden değerlendirilir.
Bu yapılar İzmir’in "Endüstriyel Miras" rotasının omurgasını oluşturmaktadır. Bu alanların parçacıl kararlarla yerel yönetimlerin elinden alınması, bölgenin gelecekte kontrolsüz bir ranta açılma riskini de beraberinde getirmektedir. Bu süreç yalnızca tekil yapıların değil bütüncül bir kentsel miras alanının dönüşümünü tetikleyebilecek niteliktedir.
Kentlerin Kültür varlıkları; bulundukları bağlamdan, kullanıcılarından ve yerel kamusal yaşamdan koparıldığında yalnızca fiziksel kabuklara dönüşür. Yerel bağlamdan koparılan kamusal mimarlık ürünleri, işlevsizleşme ve toplumsal hafızadan silinme riski taşır. Oysa kamusal mimarlık, kentin ortak yaşamının taşıyıcısıdır.
Bu tür tasarruflar, yalnızca mekânsal değil; aynı zamanda kent hakkını sınırlandıran uygulamalardır.
Kent hakkı; yalnızca barınma, ulaşım ya da çevre hakkı değildir. Kent hakkı aynı zamanda kamusal mekân üzerinde söz söyleme ve onu yerel irade ile birlikte şekillendirme hakkıdır.
İzmir’in kamusal yapıları İzmir halkınındır.
Bu yapıların geleceği, kentli ile birlikte, şeffaf ve katılımcı süreçlerle belirlenmelidir. Bu süreçlerde meslek odalarının, sivil toplumun ve ilgili tüm paydaşların aktif katılımı sağlanmalıdır.
TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesiolarak;
Meslek Fabrikası, Egemenlik Binası ve Tepecik Gasilhane’nin yerel yönetim bünyesinde kalmasının kamu yararı gereği olduğunu,
Aktif kamusal hizmet üreten yapıların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrinin yerel demokrasi ve kent hakkı ilkeleri ile bağdaşmadığını,
Söz konusu devir kararlarının, kentsel bellek üzerinde yaratabileceği tahrip edici etkilerin önlenmesi gerektiğini,
Sürecin şeffaf, katılımcı ve yargı denetiminde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini,
İzmir’in kamusal mimarlık mirasının kentli ile birlikte, yerel irade eliyle korunması gerektiğini
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
İzmir’in kamusal yapıları İzmir halkınındır.
Bu yapılar ancak kentli ile birlikte anlamlıdır.
Kent hakkı devredilemez.
TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi