3 MİMARA BÜYÜK İLGİ, SALON VE AMFİ DOLDU TAŞTI

3 MİMARA BÜYÜK İLGİ, SALON VE AMFİ DOLDU TAŞTI

GEÇMİŞ, BUGÜN VE GELECEKTE KONUT

 

Mimarlar Odası İzmir Şubesi tarafından Dünya Mimarlık Haftası etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen,  Türkiye’nin önemli mimarlık eleştirmenleri Uğur Tanyeli ve Bülent Tanju ile dünya çapında nitelikli projelere imza atan mimar Emre Arolat’ın  katıldığı ‘Herkes İçin Konut’ söyleşisi yoğun ilgi gördü.

Ulusal ve uluslararası proje yarışmalarında kazandığı ödüllü projeleri ile bilinen Emra Arolat günümüz konut proje anlayışını  kendi perspektifinden aktarırken, Uğur Tanyeli ve Bülent Tanju konjonktürel yaklaşımları eleştirdi.

TANYELİ: SPEKÜLATİF BASKI YÜKSEK

Geçmişten bugüne konut algısını değerlendiren Eleştirmen Uğur Tanyeli, kitlesel konut tarihinin birkaç dönem halinde ele alınması gerektiğini vurguladı. 1945’ten sonra soğuk savaş döneminde semt kooperatifleri kurulduğunu, bu anlayışı Türkiye’de de götürü usulü konut yapan müteahhitlerin sürdürmeye başladığını anlatan Tanyeli, ‘kapitalist dünya şahane konutlar üretir’ algısının güçlendirilmeye çalışıldığını vurguladı. Tanyeli  “Kentsel uyum geçmişin dünyasına ait” diye konuştu.

Türk mimarisine yönelik bir hayli yol kat edildiğini kabul etmekle birlikte 70’li, 80’li yıllara göre mimarlık dünyamızın çok daha canlı ve evrensel anlamda verimli olduğunu belirten tanınmış mimarlık eleştirmeni,

“Türkiye gibi yüksek spekülatif basınç olan bir ülkede yatay mimarlık yapılamaz. Kamu otoritesi toplumun çıkarları adına bazı yerlerde spekülatif talebi baskılamayı deneyebilir. Bunun araçları var. Bazı yerlerde yükselmeyi ve yeni yapılaşmayı kısıtlayabiliriz. Zaten bütün imar planları bunu yaparlar, bazı yerlerde yükselmeyi, değişimi denetlemeye çalışırlar. O bölgedeki spekülatif basıncı uzaklaştırmak için kimi tedbirler alırlar. Ancak Türkiye’de bunu öngörülebilir bir gelecekte yapamayız.   Bu ülkede ekonomi inşaatla, spekülasyonla yürüyor” mesajlarını verdi.

 

TANJU: ŞİRKET KENTLERİ DOĞDU

Mimarlık eleştirmeni Bülent Tanju ise  Türkiye’de mimarlık düşüncesinin asıl probleminin hala “Mimarlığın değişmez temelleri vardır” söyleminden kaynaklandığına dikkat çekerek dünyada yeni bir sürecin başladığına işaret etti.  ‘Şirket Kentleri’ kavramının oluştuğunu belirten Tanju “İnsan emeğine ihtiyaç olmayacak bir dünyaya doğru gidiyoruz. Uzun vadede konut anlayışı tümüyle değişecek” diye konuştu Bülent Tanju, düşünce üretimini çoğalttıktan sonra, niteliği arayarak tahammül gücünün geliştirilmesi gerektiğine işaret etti. 

AROLAT: EN GÖRKEMLİ BİNALARDAN BİRİNDEYİZ

Dünya çapında gerçekleştirdiği projeler ve kazandığı uluslararası ödüllerle tanınan mimar Emre Arolat ise perspektifi günümüz mimarisine  yöneltti.

Batıdan bakıldığında Türkiye’nin mimari açıdan hala umut verici olduğuna dikkat çekerek “Dünyada en çok mimarlık üretim yerlerinden birindeyiz. Ancak konut inşaatı kapitalist sistemi ayakta tutan en büyük aktiviteye dönüştü. Kentsel dönüşüm denilen mekanizmada bir faciaya yol açtı. Halbuki daha nitelikli hale getirmek mümkündü. Bugünkü kadar pespaye hale gelmesi gerekli miydi?  Büro olarak başka bir İstanbul nasıl olurdu diye düşünüyoruz. Tasarım kavramında, sorunlarımız var, örnekleri derinleştiremiyoruz. Şu anda dünyanın en görkemli binalarından birinin içindeyiz.   Mimarlar Odası İzmir Şubesi’nin binası dahi günümüz pratiğinde başarılı çalışmalar yapılacağının kanıtı” yorumunda bulundu.

İzmir Mimarlık Merkezi’nde yer alan 400 kişilik konferans salonunun tümüyle dolduğu söyleşiyi, amfide kurulan barkovizyondan da yaklaşık 250 kişi izledi.