YALAN TALAN SOYGUN BASKI VE HIRSIZLIK DÜZENİNE HAYIR
HÜKÜMET İSTİFA


27 ŞUBAT 2014

Ülkeyi 12 yıldır tek başına ve mutlak bir iktidarla yöneten AKP ve onun başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN'ın yıllardır adım adım inşa ettiği yolsuzluk soygun ve rant düzeni 17 aralık ve devam eden süreçte ortalığa saçılmış durumdadır. 17 Aralık operasyonu ile 4 bakan, çocukları ve iş ortaklarının içinde olduğu rüşvet çarkı ile ortaya çıkan soygun düzeni Recep Tayyip Tayyip ERDOĞAN tarafından örtülmek istenmiştir. Bu çerçevede paralel yapı tartışması, HSYK düzenlemesi, internette sansür yasası, emniyet ve yargıda uygulanan baskı ve sürgünler devreye sokulmuş ve ülke bir karanlığa güvensizliğe, şiddete baskıya kısacası açık bir faşizme sürüklenmiştir. Ancak tüm bu yapılanlara karşın AKP iktidarı ve başbakan üstüne bulaşan pisliği örtememişlerdir.

24 Şubat'ta internete düşen ve Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN ve mahdumu Bilal ERDOĞAN arasında geçtiği iddia edilen konuşmalar da hırsızlığın ve soygunun ulaştığı boyut korkunç bir gerçek olarak ülke gündemine oturmuştur. Kirlilik, soygun o kadar büyüktür ki AKP iktidarı istifa etmedikçe bundan arınmak mümkün değildir. Ancak bunun yargıya intikal ettirilerek aklanma yolunu seçmek yerine yine yalanlama yine inkarı seçip bunları dış güçlere kendi deyimleriyle paralel yapıya bağlama yolunu seçmişlerdir. Başbakan her zamankinden daha yüksek perdeden bağırıp çağırmaya tehdit savurmaya devam etmektedir. Haziran Direnişini de dış kaynaklara, faiz lobisine bağlamaya çabalayan AKP iktidarı bunu alışkanlık haline getirmiştir. Ancak ne kadar bağırıp çağırırlarsa çağırsınlar halkımız artık gerçekleri görmeye başlamıştır. Biz Emek ve meslek örgütleri olarak bu soygun yalan talan hırsızlık baskı ve şiddet ortamını daha görünür kılmak için dost örgütlerle emek ve demokrasi güçleri ve yurttaşlarımızla alanlarda sokaklardayız.

Bu iktidardan kurtuluncaya kadar da alanlarda olmaya devam edeceğiz.
Buradan soruyoruz 11 yıldır paralel paralel yaşadığınız yürütmeyi birlikte paylaştığınız şimdide paralel yapılanma diyerek şikayet ettiğiniz cemaat yapılanmasından nasıl şikayet ediyorsunuz. Bu güne kadar ne istediler de vermedik derken neyi kastediyorsunuz? Neler verdiniz neleri paylaştınız? Bunlar açıklamak zorundasınız. Varsa, bu paralel yapılanmanın sorumlusu siz değilmisiniz

17 Aralık operasyonu hemen sonrasında İzmir'de ''Bakanlar yetmez Hükümet İstifa'' Ankara'da da Bozuk Düzende Sağlam Çark Olmaz Bu Pisliği Halk Temizleyecek'' demiştik. Bugün bir kez daha söylüyoruz ''Yalana Talana Hırsızlığa Baskıya Katliamlara Soyguna Hayır'' '' HÜKÜMET İSTİFA''.

12 yıla yakın süredir iktidarını zorbalık ve katliamlarla sürdüren AKP için bugün yolun sonunun başlangıcı anlamına gelmektedir. Siyasal iktidarın 'küresel komplo' olarak değerlendirmesi Türkiye'nin 'büyümesini istemeyenlerin, 'ekonomik istikrarı' ve 'huzur ortamını' bozmak isteyenlerin yapmaya çalıştığı iddia etmesi, içine düştüğü acizliğin ve yolsuzluk soruşturmasının hedefinde olduklarının somut bir yansımasıdır. İktidarın olanaklarını kullanarak, rüşvet ve yolsuzlukların üstünü örtemeye çalışan, AKP Hükümeti ve Recep Tayip ERDOĞAN hesap yerinin sandık olduğunu söyleyerek adaletten kaçamaz. Hırsızlık rüşvet soygun adli bir konudur. Recep Tayyip ERDOĞAN seçim sandığını göstererek bundan kurtulamaz hükümet olarak hemen istifa etmelidir. Başta Recep Tayyip ERDOĞAN olmak üzere rüşvet çarkı kuran ve işletenler, yolsuzluklar üzerinden sağladıkları kaynakları dolduran ve her türlü kirli ilişkiye girenler yargı önünde hesap vermelidir".

24 Şubat'ta ses kayıtları ile ilgili olarak Yurdun dört bir tarafında yurttaşların bu kirlenmişliği hırsızlığı protesto için demokratik tepkilerini, gösteren yurttaşlarımıza yine polis şiddeti uygulanmıştır. İzmir'de de 25 ve 26 Şubat akşamları yapılan yürüyüş ve eylemler İzmir Polisinin sert müdahalesi ile karşılanmış ve birçok yurttaşımız yaralanmış ve gözaltılar yapılmıştır. Haziran direnişi sırasında ortaya çıkan ve İzmirlilerin eli sopalılar olarak tanıdığı sivil giyimli şahıslar yine Polisle birlikte şiddet uygulamışlardır. İzmir Valisi Mustafa TOPRAK yaptığı açıklamada polis şiddetini önlemek yerine savunmayı seçmiş ve gösteri yapan yurttaşları suçlamıştır.

Buradan yaşanan bu polis şiddetini kınıyor İzmir valisi Mustafa TOPRAK'ı yurttaşların demokratik haklarını özgürce kullanmalarını sağlamasını ve sorumlular hakkında işlem yapmasını bekliyoruz.

AKP'nin hırsızlık soygun, şiddet, yalan talan düzenine karşı mücadelemiz devam edecek. Daha özgür eşitlikçi, hırsızlığın yolsuzluğun olmadığı, barışçıl laik demokratik Türkiye özlemi gerçekleşene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Kamuoyuna saygılarımızla.

DİSK
Ege Bölge Temsilciliği
KESK
İzmir Şubeler Platformu
TMMOB
İzmir İl Koordinasyon Kurulu